Armut Yetiştiriciliği

1. GİRİŞ

Armut, bugün dünyada elma kültürünün yayıldığı hemen her yerde yetiştirilmektedir. Ancak, armut elmalara göre, sıcağa ve kurağa karşı daha az hassasiyet gösterdiğinden Akdeniz’in sıcak iklimli bölgelerinde de ekonomik olarak yetiştirilebilmektedir. Dünyada armut üretiminde Çin, ABD ve İtalya söz sahibidir. Son istatistik verilere göre; Türkiye alan bakımından armutta dünyada 4. sırada iken üretimde 6. sırada kalarak 461.826 ton ile bu başarıyı sağlayamamıştır. Ülkemizde armut üretimi benzer yetiştirme, muhafaza ve değerlendirme özelliklerine sahip olan elma üretimi kadar hızlı bir gelişme gösterememiştir. Armut genellikle kapama bahçeler halinde değil, dağınık popülasyon halindeki ahlat veya yabani armutlara aşılanarak yetiştirilmektedir. Bu yetiştirme özelliği, armudun anavatanlarından biri olan ülkemizde çeşit zenginliğinin korunmasında yararlı olmakla beraber bakım işlemlerinin yeterli yapılamaması nedeniyle ağaçların sağlıklı gelişememelerine yeterli ve kaliteli ürün vermemelerine yol açmaktadır. Bu olumsuzluklara Erwinia amylovora (Burill) Winslow ve ark. bakterisinin neden olduğu ateş yanıklığı hastalığı da katılmış ve birçok bölgede armut ağaçları kurumaya başlamıştır. Armutta ateş yanıklığı hastalığının verdiği büyük zarardan dolayı üretimimizde azalma sürecine girilmiştir. Bunu önlemek için ateş yanıklığı hastalığına dayanıklı çeşitler kullanımı ve etkili mücadele yöntemleri oldukça önem kazanmıştır.

2. ARMUDUN MORFOLOJİSİ VE BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİ

2.1. Morfolojisi

2.1.1. Habitüsü

Armut ağacı genellikle dik büyür ve birçok çeşitlerde taç piramit şeklini alır. Gövde rengi çeşitlere göre değişmekle birlikte odun dokusu oldukça serttir.

Tohumdan yetişen armut ağaçlarında kök kazık kök tipindedir. İyi ve sulanan topraklarda yan ve saçak kök oluşumu görülür.

2.1.2. Dalları

Armuttun dalları elmalara benzer olup, meyve ve odun dalları olmak üzere 2’ ye ayrılır. Meyve dalcıkları elmadaki gibidir. Ancak bu dalcıklar elmaya göre daha genç yaşta meyveye yatarlar. Kese ve topuzlar elmaya göre daha fazladır. Dalcıklar elmadan farklı olarak tüysüzdür.

2.1.3. Tomurcuklar

Armutta yaprak, sürgün ve çiçek tomurcukları vardır. Yaprak tomurcukları, yaprakları koltuklarında oluşurlar ve açıldıklarında yaprakları meydana getirirler. Sürgün tomurcukları ise dalcıkların uçlarında tepe tomurcuğu olarak bulunur ve sürerek çeşitli uzunluklardaki sürgünleri oluştururlar. Çiçek tomurcukları tüysüz ve karışık yapıda olup, içlerinde hem çiçek hem de yaprak taslakları vardır. Bu tomurcuklar genellikle meyve dalcıklarında uç tomurcuk olarak bulunur ve sürerek çeşitli uzunluklardaki sürgünleri oluştururlar. Daha sonraki yıllarda çiçek tomurcukları topuzlar üzerinde terminal olarak meydana gelir. Armutlarda topuzlar 7-8 yaşına kadar verimli olurlar.

2.1.4. Yapraklar

Kenarları testere dişli veya düzdür. Elmaya göre daha sert yapıda olup, nadiren bölmelidir.

2.1.5. Çiçekler

Çiçek durumu hüzmedir. Her hüzmede 5-15 çiçek bulunabilir. Çiçek, 5 çanak, 5 taç yaprak, 1 dişi organ ve 15-20 erkek organdan oluşur. Çanak yapraklar batı armut çeşitlerinde meyve üzerinde kalır. Taç yapraklar genellikle beyaz ve bazen de pembe veya kırmızıdır. Başçıkların rengi kırmızı veya mordur. Dişi organın tepeciği krem renginde, dişicik borusu 2-5 adet, uçlarda serbest, altta birleşmiş durumdadır. Ovaryum iç durumlu tipte 5 karpelli ve her karpelde 2 tohum taslağı bulunmaktadır.

Hüzmelerde çiçeklerin açılış sırası çeşitlere göre tipik olup, genellikle aşağıdaki şekillerde meydana gelmektedir;

  • Hüzmede ilk olarak tepe çiçek açılmakta, sonra çiçeklenme alttan başlayarak üste doğru devam etmektedir.
  • Çiçeklenme alttan başlayarak sırasıyla yukarı doğru devam etmektedir.
  • Önce alttaki çiçekler, sonra tepe çiçek, en sonra da ortada bulunan çiçekler açılmaktadır.

2.1.6. Meyve

Yalancı meyve olup, Ovaryum ile, çanak ve taç yapraklar ve stamenlerin alt kısımlarının birleşimi olan dokuları birlikte gelişmeleriyle meydana gelmektedir. Meyve eti yuvarlak ve su oranı yüksek hücrelerden oluşur. Bazı çeşitlerin meyvelerinde ise taş hücreleri meydana gelir ve bunlar, meyve yenilirken kumluluk hissi uyandırırlar. Taş hücrelerinin oluşumu çeşide bağlı olduğu kadar, toprak koşullarıyla da ilgilidir.

2.2. Döllenme Biyolojisi

Triploid çeşitlerin çiçek tozlarındaki çimlenme oranları düşük olduğundan bunlar tozlayıcı olarak önerilmezler. Triploid çeşitlerle kurulan bahçelere 2 diploid tozlayıcı konulmalıdır. Armut çeşitlerinden bazıları kısmen kendine verimli olarak bilinirse de yüksek bir meyve tutumu ve verimlilik sağlamak için

karşılıklı tozlaşma gereklidir. Örneğin Conference çeşidi kendine verimli olarak bildirilmişse de hemen hemen kendine uyuşmazdır. Improved Fertility ve Double Williams gibi tetraploid çeşitler kendine verimli olup, çiçek tozlarının çimlenme oranları yüksektir. Armutlarda karşılıklı melezlemelerde uyuşmazlık yaygın olmamakla birlikte bazı uyuşmaz kombinasyonlar bulunmaktadır.

Armutta görülen uyuşmazlık elmaya göre daha belirgin olup, bahçe tesis ederken mutlaka tozlayıcı çeşitler kullanmamız gerekmektedir.

2.2.1. Partenokarpi

Armutlarda dölleme olmadan meyve tutumu oldukça yaygındır. Bu bakımdan başta Williams olmak üzere Comice, Hard Fertilit Kieffer, Beurre d’Anjou gibi çeşitler dikkat çekerler.

3. ARMUDUN EKOLOJİK İSTEKLERİ

3.1. İklim İsteği

Armut ılıman iklim meyvesidir. Soğuklara ise elmaya göre daha az dayanıklıdır. Bu nedenle kuzey Yarım Küre’ de 55 enlem derecesine kadar çıkabilmektedir. Kış donlarına dayanım açısından çeşitler arasında farklılık olup, genel olarak -25, -30⁰C’ye kadar dayanabilmektedir. Ancak don olayının uzun sürmesi ve ağaçların nemli topraklar üzerinde bulunması zararlanmayı arttırır ve sürgün uçlarının donmasına neden olur. Armut çiçekleri, elmaya göre daha erken açar ve ilkbahar donlarından etkilenme ihtimali daha yüksektir. Bu nedenle de bahçelerin soğuk havanın çöktüğü çukur yerlerde kurulmaması gerekir. Armutta kış soğuklama isteği elmaya göre az olup, 1200-1500 saat soğuklama yeterli olmaktadır. Meyvelerini oluşturabilmek için gerekli sıcaklık toplamı elmadan daha fazladır. Yazları serin ve yağışlı geçen yerlerde armut yetiştirmek uygun değildir.

Armut ağaçları, rüzgar zararına karşı hassastırlar. Kuvvetli rüzgarlara maruz kalmaları, hem ağaçların büyümesini, hem de meyveleri olumsuz etkiler. Soğuk rüzgarların estiği bölgelerde rüzgar kıranlar yapmak gerekir.

3.2. Toprak İsteği

Armut, çok farklı toprak koşullarına uyum sağlayabilen bir meyve türüdür. Bu bakımdan kumlu-tınlı topraklardan, killi-tınlı topraklara kadar yetişebilirler. Elmalara göre kurağa karşı daha aza, kötü drenajlı topraklara ise daha çok toleranslıdırlar. Ilıman iklim meyve türleri arasında ağır ve havalanması az topraklara oldukça toleranslı bir meyve türüdür. Ancak kireç oranı yüksek ve kuvvetli alkali topraklarda ayva üzerine aşılı armutlar, demir noksanlığından büyük zarar görürler. Armutlar, topraktaki organik madde miktarının oldukça yüksek olmasını severler. Bu bakımdan zayıf olan toprakları çiftlik gübresiyle takviye etmek gerekir.

4. ARMUT BAHÇESİ KURULMASI

Bahçe kurulurken bir yaşlı iyi dallanmış fidanlar kullanılmalıdır. Çünkü fidanlık döneminde iyi dallanmış fidanlar erken meyveye yatarlar. Aşılı fidanlarla kurulan bahçelerde fidan dikimi sonbaharda ve ilkbaharda yapılabilir. Ilıman iklim bölgelerinde dikimin sonbaharda yapılması daha uygundur. Fidanların dikim

aralığı kullanılan anaç ve ekolojik koşullara göre değişmektedir. Genellikle kurak koşullarda kuvvetli anaçlar kullanıldığından aralıklar genişletilir. Anaç olarak Ayva anacı kullanıldığında çitvari çalı şeklinde (Spindle Bush) terbiye sisteminde sıra üzeri 1,2-2,4 sıra arası ise 3 m’ ye kadar indirilebilir. Nemli bölgelerde ayva anacı kullanıldığında 3-4 m, orta boydaki ağaçlar için 4-6 m ve armut çöğürü üzerindekiler için ise 6-8 m aralık yeterli olmaktadır.

4.1. Armut Bahçesinde Uygulanan Kültürel ve Teknik İşlemler

4.1.1. Budama

Armutlarda doruk dallı, değişik doruk dallı, goble, palmet ve piramit gibi terbiye şekilleri yanında doruk dallı hakim çalı tipinde (Spindle Bush) terbiye şekilleri de verilebilmektedir.

Ağaçların gençlik çağındaki şekillendirilmeleri sırasında üzerinde durulması gereken bazı durumlar vardır. Bunlar;

  • Bahçeye dikilecek olan fidanların iyi dallanmış olmaları arzu edilir. Çünkü iyi bir dallandırma, verime yatmayı çabuklaştırmaktadır. İyi dallanmış fidanlar erken meyveye yatmaktadırlar.
  • Ateş yanıklığının yaygın olduğu yerlerde çatıyı oluşturan ana dal sayısı 6’ ya kadar çıkarılmalıdır. Çünkü sonraki yıllarda enfeksiyon nedeniyle ana dallardan bazıları çıkarılabilir. Normal koşullarda ana dal sayısı 3-4 adet olmalıdır.

  • Ateş yanıklığının bulunduğu yağışlı yerlerde hafif budamalar tercih edilmelidir, çünkü şiddetli budamalar fazla taze sürgün oluşumunu uyarır, bu da hastalığın kontrolünü zorlaştırır.
  • Birçok armut çeşidi dikine büyümeye eğilimlidir, fazlaca dallanmazlar. Yan dal oluşumunu uyarmak için tepe vurma en az düzeyde yapılmalıdır.
  • Genç yaşlarda herhangi bir dalın aşırı meyve yüklü olması önemlidir. Çünkü bu yük, dalı aşağı doğru eğerek dalın gelecek yıllardaki kullanımını bozar.

4.1.2. Sulama

Armut, kuraklığa oldukça toleranslı bir meyve türüdür. Ancak, sulamaya dikkat edilerek verim ve kalite arttırılabilir. Büyüme mevsiminin başlangıç zamanlarındaki fazla su, yeni sürgünlerin gelişmesine yardım eder, daha sonraki zamanlarda verilen su ise, meyve iriliğinin azalmasını engeller. Sulama verim ve kaliteyi olumlu etkilerse de çok sulanan kışlık armutların muhafaza kalitesi düşer. Sulanmayan ve ahlat üzerinde yetişen meyveler küçük ve kumlu olur.

4.1.3. Gübreleme

Armut genellikle azota karşı elmalardan daha çok tepki verirler. Ancak azot gübrelemesinde dikkate alınması gereken en önemli nokta Ateş Yanıklığıdır. Çünkü aşırı sürgün gelişimi bu hastalığın etkinliğini arttırır. Bazı kurak bölgelerde, demir, çinko ve manganez noksanlıkları ve yağışlı bölgelerde magnezyum noksanlıkları görülebilir. Bu elementler yapraktan uygulandığında daha etkili olurlar. Çiftlik gübresi toprağın fiziksel özelliklerini düzeltir. Bu nedenle her 3 yılda bir dekara 3-4 ton çiftlik gübresi vermek yararlıdır.

4.1.4. Seyreltme

Armutlar genellikle seyreltmeye az ihtiyaç gösterirler ve elmaya göre daha aza seyreltme isterler. Seyreltmede ağaç üzerindeki ürün yükü dikkate alınır. Eğer ağacın üzerindeki meyve tutumu yüksek değilse huzmelerde seyreltme yapmaya gerek yoktur. Armutlarda elle seyreltme çiçeklenmeden 50-70 gün sonraya kadar yapılabilir. Çünkü armutlarda meyvenin gelişim süresince, hücre

bölünme safhası 7-9 hafta kadar sürmekte ve bundan sonra meyve ağırlığında hızlı bir artış başlamakta ve devam etmektedir. Armutlarda kimyasal seyreltmede NAA ve bunun türevleri kullanılmaktadır. Kimyasal madde uygulamalarında ağacın durumu ve çevresel faktörler son derece önem taşımaktadır.

5. HASAT, BOYLAMA, AMBALAJ VE MUHAFAZA

Armutlarda derim elle yapılır ve meyveler sapları ile birlikte koparılırlar. Toplama ve kaplara yerleştirme sırsında meyvelerin zedelenmemesine özen gösterilmelidir. Hasada en önce olgunlaşan meyvelerden başlanmalı ve 2-3 defada hasat tamamlanmalıdır. Yazlık çeşitlerin toplanması sabah erken ve kışlık çeşitlerin toplanması ise meyve üzerindeki çiğ kalktıktan sonra yapılmalıdır. Erken hasat edilen meyvelerde kabuk yanıklığı, buruşma ve su kaybı, geç hasat edilen meyvelerde ise et kararması ve mantari hastalıklara kolay yakalanma görülmektedir. Armutlarda, meyveler ağaç olumuna yaklaştıkça, bazı belirgin özelliklere sahip olurlar. Bunlar; meyve iriliğinin artması, şeker ve suda eriyebilir kuru maddeler ve meyvelerdeki özel aroma maddelerindeki artışlar ve meyve eti sertliğindeki azalmadır. Bunlarla birlikte meyve kabuğunun zemin rengindeki

değişimler de önem taşır ve yeşilden yeşil-sarı, sarı-yeşil ve tam sarıya doğru bir değişim göze çarpar. Derim olumunun saptanmasından tüm bu özelliklerden yaralanmaktadır. Bunların yanında tam çiçeklenme ile derim arasında geçen gün sayısı, meyvelerin daldan kolay kopması, meyve kesit yüzeylerinde nişastanın dağılımı ve meyvelerde solunum ölçümleri yapılarak klimakterik minimumu zamanının saptanması da derim zamanın belirlenmesinde kullanılan önemli ölçütlerdir.

Hasat edilen meyveler vakit kaybedilmeden depoya konulmalıdır. Depoya girmenin gecikmesi çok zararlı olup, her geçen gün depo ömrünü 7-10 gün azaltır. Bu nedenle meyvelerin koparıldıktan sonra bekletilmesi yerine, dalında kalması daha iyidir. Armutlarda depolama sıcaklığının genellikle -0,5 ile -1 ⁰C arasında olması önerilir. Olgun armut meyveleri -2,8⁰C’de donarlar. Meyveler için depodaki kritik sıcaklık -2,4⁰C civarındadır. Depolardaki nispi nem % 90-95 arasında bulunmalı, adi saklama depolarında ise % 70 dolayında olmalıdır. (Kaynak: http://arastirma.tarim.gov.tr)

Aslında, üniversiteler, ekoloji, yaşam maliyeti, sessiz mahalleler çok önemli. Ancak, sağlığımız çok önemli. Birçok ilaç popülerdir. Diğeri, Retinoblastoma gibi kendine özgü rahatsızlıkları bir tedavi eder. Kesinlikle en popüler olanı Viagra. Çoğu tüketici “Ereksiyon Olamıyor Musunuz” biliyor. Araştırmacılar “Erektil Disfonksiyon” den bahseder mi? Birçok web sitesi onu “viagra 25mg” olduğu anlatılmaktadır. Bazen esrar gibi aşırı miktarda içen erkekler ereksiyonun devam etmesi ve geçici bir çözüm için reçeteyle satılan ilaçlara yönelmesi garip buluyor. Faydalı etkileri ile birlikte, çoğu ilaç çoğu kez herkesin yaşamadığı halde tehlikeli olumsuz etkilere neden olabilir. Eski generics tutmayın. Onları yerel eczaneye götürün; bunları your yerinize yapacaktır.